| Boyalı Kuş |
|
| Pazartesi, 14 Ağustos 2006 05:30 | |||
|
Bir adam elinde çiçeklerle sokağa girdi (Hiç kimse söyleyemez havanın soğuk ve adamın incecik giyinmiş olmadığını). Ben sokağın sonundayım. Adam ilerleyip ilerlememekte kararsız. Sinirli bir itkiyle saatine bakıyor (Yüzünü kutsal suyla yıkadığı, ve buraya gelmeden önce ölü bir martıyı okşadığı kesin). Ters bir şey olmaması için tanrıya yakarıyorum (Örneğin çiçeklerin yere düşüp kirlenmemesi; ya da gecikmemesi için adamın beklediği kızın..). Gelip iki masa önüme oturdu. Bacak bacak üstüne atmış bir şeyler mırıldanıyor (Aslında sayıklıyor da onu utandırmamak için öyle söylüyorum). Yağmurun akrebi doğuya saplanıyor, Bir çocuk kaplumbağasına konuşmayı öğretirken (Her an sayıklamaya başlayabilir hayvan da). Biri daha giriyor şimdi sokağa. (Yeteneksiz bir ressam olduğu öyle belli ki ama asık suratlı bir ozan da olabilir!). Başımı kaldırıp çatılara bakıyorum (Ne de olsa çatılar ıslanır ilk önce yağmur yağsa!). Adam iyice düşünülüp taşınılmış bir jestle masaya bıraktı çiçekleri. Biriyle konuşmuş olmak için kendine bir çay söyledi. Sonra rengârenk bir martı ölüsü çıkardı cebinden Ve çakmak için kendi çarmıhını, Ağaçları gözden geçirmeye başladı. korkut kabapalamut
|




